Ekip Çalışması Hastanın Yararınadır

Genel diş hekimi ile ortodontist işbirliği yaptıkça, hasta kârlı çıkar.

Dental rahatsızlığa sahip hastanın bakımı, çoğunlukla diş hekimliğinin birçok disiplinini  içinde barındırır. Genel bir diş hekiminin, bir hastanın restoratif, periyodontik, cerrahi, endodonti ya da ortodonti hastası olup olmadığını sorgulamak yerine, “Hasta için gereken komple bakımın nasıl sağlanabileceği” üzerinde durması gerekir.

            Ortodonti bilimi, tedavi planlama ve bakımı sırasında ekip çalışmasını gerektiren tek alandır. Hasta, farklı uzmanlar ile iletişim kuran ve ne zaman nasıl müdahale etmesi gerektiğini bilen genel diş hekimleri aracılığıyla en iyi şekilde anlaşılabilir. Pratisyen hekim dental sağlık bakım ekibinde oyunu yöneten oyuncu olarak görev yaparken, uzman, söz konusu hastaların ihtiyaçlarına en üst düzey bakım ile cevap vermek üzere hazır bulunmaktadır.

            Tüm hastaların dental muayeneleri sırasında, yüzsel ve iskeletsel verilerin yanı sıra dişlerin konumlarının ortodontik değerlendirmesi de kayıt altına alınmalıdır. Çenelerin ve/ya da dişlerin pozisyonunda herhangi bir bozukluk tespit edilir edilmez hasta, tedaviden sorumlu olacak bir doktora gönderilmelidir.

Ortodontik başvuru için aşamalar şu dört kategoriye ayrılmaktadır:

·         Erken  başvurular,

·         Karışık dişlenme başvuruları,

·         Geç karışık dişlenme ya da büyüme çağındaki dişlenme dönemindeki başvurular,

·         Yetişkin başvuruları

 

Erken Başvurular

Erken başvurular,

-          belirli dönemlerde kaybedilen ya da

-          erken karışık dişlenme sırasında vuku bulmaktadır.

Bu kategori içerisinde yer alan vakalar geniş bir aralıkta çeşitli problemleri içermektedir.

Prognatik ya da retrognatik üst çene ya da alt çene ile damak yarıkları da dâhil olmak üzere, diğer yüz ve kafatasına ilişkin problemler ile birlikte, üst çene ve alt çene ilişki bozuklukları –oklüzal problemler vakit kaybetmeden bir uzman tarafından muayene edilmelidir.

Çapraz kapanışlar ve ağır çapraşıklıklar bu kategori içerisinde yer almaktadır. Ektopik (normalde olması gerekenden farklı bir konumda gerçekleşen) diş dökülmeleri sıklıkla görülür ve genellikle bu dişler erken tedavi sayesinde en iyi şekilde ideal pozisyonlarına kavuşturulabilmeleri için yönlendirilebilir.

-          Doğuştan diş kaybı olan,

-          normalden daha çok dişi olan,

-          anormal oral alışkanlıkları olan,

-          ankilozlaşmış dişleri bulunan,

-          belirli dönemlerde kaybetmesi gereken dişlerini henüz olgunlaşmadan kaybeden

-          bazı asimetrilere sahip olan

hastaların hepsi erken başvurunun getireceği avantajlardan yararlanabilmektedir. Belirli dönemlerde dökülen dişler ya da erken karışık dişlenme hakkında hasta başvuruda bulunduğunda bu hastaya yapılabilecek öneriler çeşitlilik arz edebilir. Hasta gözlem altına alınıp daha sonra yeniden çağrılarak ilk etapta hiçbir tedavi uygulanmayabilir. Çeşitli dönemlerde kaybedilmesi gereken dişlerin çekiminde sabit ya da hareketli aygıtlar ile sınırlı ortodontik tedavi talep edilebilir. Ortodontik terapi erken tedavinin bir parçası olabilmektedir. Bu aşamada yer alan isteklerin geniş aralığı, fikirlerin ortaya atılması ya da tartışılması şeklinde koordineli bir ekip çalışmasını gerekli kılabilir.

 

Karışık Dişlenme Başvuruları

Karışık dişlenme ile ilişkili durumlar çok sayıda ortodontik problemi içermektedir. Gelişim rehberliği ve durdurucu tedavi kapsamındaki vakalar bu kez müdahaleden yararlanabilmektedirler. Eğer hasta karışık dişlenme sürecindeyse, ciddi Sınıf II ve Sınıf III’lere yardım edilebilir.

Çıkıntı yapan dişler travma ya da fraktürlere (diş ya da kemik kırılmalarına) maruz kalabilirler. Çoğu zaman bu dişlerin geri çekilmeleri gerekmektedir. Dolayısıyla fraktür riski ile parça kopma riski azaltılabilir. Açıktır ki, bu tür bir estetik distraksiyona sahip bir çocuğun psikolojik yükü de erken bir retraksiyon ile bir ölçüde azaltılabilir.

Karışık dişlenme ile ilişkili birçok duruma müdahale edilebilir ancak ihmal edildiği takdirde daha sonraki dönemde ciddi problemlere neden olabilmektedir. Bazı vakalarda eğer hasta değerlendirilir ve bu safhada olduğuna kanaat getirilir ise diş çekiminden kaçınılabilir. Daha önce tartışılan ortodontik terapiler, bazı geniş arklar arası farklılıkları düzeltebilir. Bu manifest farklılıkları 12 ila 14 yaş arasında yapılan müdahaleler kadar kolay olmamakta ve diş çekimi ya da cerrahi müdahale ile düzeltilmesi gerekebilmektedir. Cerrahi müdahale olmaksızın tedavi riske atılabilmekte ve istenen overjet, overbite ve yüze ilişkin estetiğin elde edilmemesiyle sonuçlanabilmektedir.

Köpekdişlerinin lokasyonu ve eksensel pozisyonları belirlenmelidir. Eğer bunlar fazlasıyla mesioangular ise çene kemiğine kaynamış ya da gömülmüş olabilirler ya da yanal ön kesici dişlerin kökleri ile çatışabilirler. Belirli dönemlerde dökülen köpekdişlerinin çekimi asgarî dayanımda bir döküntü yolu sağlamak için işaret edilebilir. Kalıcı bir kesici diş, karşı tarafındaki eşinden aylar önce sürdüğünde, ihtiyaç fazlası ya da doğuştan diş kayıpları olasılığına karşı dikkatli olunmalıdır. Ortodontik bir inceleme, sorunun ve buna neden olan sebeplerin açık bir resmini ortaya koyacaktır.

Belirli dönemlerde dökülen ankilöz ve ve submerje azıdişleri bitişik dişlerin, karşıt dişlerin ve alveolar formun pozisyonunu etkileyebilir. Bu tür bir dişin çekiminin gerekli olup olmadığını, eğer çekilmeli ise boşluk korunumuna ya da kontrollü sapmaya ihtiyaç olup olmadığını değerlendirmek ve belirlemek gerekmektedir.

Karışık dişlenme aşamasına direnen çapraz kapanışlar;

-          Asimetrik büyüme ve potansiyel TMJ problemlerini önlemek,

-          İyi santrik-ilişki çene fonksiyonu sağlamak,

-          Dişlenme ve ark oluşumu sırasında  daha iyi diş konumlandırılmasını sağlamak için,

düzeltilmelidirler.

 

Geç Karışık Ya Da Büyüme Çağındaki Dişlenme Dönemindeki Başvurular

En iyi şekilde tedavi edildiği düşünülen birçok ortodontik vakanın, dişlerini en son döken  bireylere ait vakalar olarak tespit edilmiştir. Bu aşamada işaret edilen vakalar, daha önce tespit edilmemiş ya da tedavi edilmemiş ise karışık dişlenme safhasında tartışılan vakaların büyük bir çoğunluğunu içermelidir. Bu aşama, büyüme ve gelişimi sağlayabilecek prosedürlerin kullanılabileceği en son fırsattır (Şekil 1-2).

Şekil 1-2. Ortopedik ve ortodontik terapi.

 

Küçük azıdişlerinin ve belirli dönemlerde dökülen azıdişlerinin nihai değişiminden öncesi(boşluk uyuşmazlığı vakalarında), kapsamlı bir ortodontik tedavi başlatmak için uygun zamandır. Sıklıkla ilave oynama-hareket etme boşluğu diş çekilerek ya da diş çekilmeden yapılan tedaviler arasındaki fark anlamına gelmektedir.

Geç karışık dişlenme esnasında hasıl olan Sınıf II vakaları, herhangi bir engel olmaksızın alt çenenin büyümesine izin vererek üst çene üzerindeki ekstra ağız dışı gemi (head  gear)  ile tedavi edilir. Eğer tedavi daha sonra başlatılır ise aynı sonuca ulaşılmayabilir. Düzeltilmediğinde, problem diş çekimleri ile gizlenmelidir ya da sıradışı vakalarda cerrahi müdahaleye başvurulmalıdır. Bazı Sınıf III vakalarına bu aşamada uygulanacak üst  çene  ilerletmeleri  (protraksiyon)  uygulamaları ile yardımcı olunabilir.

 

Cerrahi müdahaleden kaçınmak için iskeletsel genişletme gerektiren çapraz uyuşmazlıklar bu gelişimsel aşamanın yanında tamamlanmalıdır. Bu noktada posterior çapraz kapanış,  damağa ilişkin genişleme ile kolaylıkla tedavi edilebilir. Genellikle bu genç yaşta posteriyor çapraz kapanış içinde çok fazla yüzsel asimetri görünür değildir. Eğer mandibula ve dentisyonun işlevsel bir çene kayması  ile anormal bir ilişki içerisinde gelişmesine izin verilir ise asimetri devam ettirilir ve genellikle durum daha da kötüye gider. Hasta, yetişkin dişlenmeye ulaşıncaya kadar çenenin bir tarafa ya da diğer tarafa sapmış olmasından ötürü yüz asimetrik görünecektir. Bu noktada çapraz kapanışın düzeltilmesi muhtemelen yüzsel asimetriyi düzeltmeyecektir.

Çene kemiğine kaynamış ya da gömülü halde bulunan köpek ve küçük azıdişleri erken müdahale gerektirirler. Sıklıkla üst çene küçük azıdişleri damağa ilişkin yüzeylerinde etki görürler. Genellikle radyografiler süt küçük azıdişinin  normal dışı  sallanma  ile  birlikte  bir kökünün eridiğini, diğerinin ise tümüyle bozulmadan kalabildiğini göstermektedirler. Eğer zamanı gelmiş olan azıdişi çekilmezse küçük azıdişi çene kemiğine kaynayabilir ya da gömülebilir. Bu dişin kökü bir kere tümüyle oluştuğunda, dişi uygun eksensel hizasına getirmek oldukça zor olmaktadır.

Köpekdişleri, ön yanal kesici dişler ya da ilk küçük azıdişi ile yer değiştirme girişiminde bulunabilir. Bu tür problemleri bu yer değiştirme durumu tamamlanmadan önce tespit etmek çok önemlidir. Bir kere tamamlandığında pozisyonunu kaybetmiş olan dişi düzeltmek neredeyse imkânsız hale gelmektedir.

Bir köpekdişi bir tarafa çıkıntı yaptığında,

-          bir çene kemiğine kaynama hali,

-          doğuştan kaybolan diş,

-          ihtiyaç fazlası diş,

-          kist

-          çıkıntı yapma zamanında bir fark meydana gelebilir.

Periyodontal problemler mümkün olduğunca erken teşhis edilmelidirler. Diş etinin yarılarak açılması ve travmatik olarak kapanan ya da çapraz kapanışta diş üstünde olası alveolar kemikte delik açmak, bu dişlerin uzun vadede retansiyonu ve de stabilitesi üzerinde ciddi riskler oluşturabilir. Hastalar bu tür problemlere neden olan hizalama bozukluklarının düzeltilmesi için doktorlarına başvurmalıdırlar. Bu fonksiyonel problem ihmal edilir ise diş eti aşılaması gerekli olabilir.

 

Yetişkin Başvuruları

Her yaşta yetişkinler artık tedavi görmektedirler. Yetişkinler, işlevlere yönelik ya da kozmetik endişeler taşıyorlarsa başvurmalıdırlar. İşlevsel bir sorunu ya da kozmetik bir sıkıntısı olmayan yetişkinler ise, kapsamlı bir dental tedavi planı çerçevesinde başvurmalıdırlar. Birçok yetişkin, ortodontik ve/ya da ortognatik cerrahi ile nelerin başarılabileceğini farkında değildir. Başvurulan diş hekiminin ortodontik muayene esnasında, bu zihniyetteki hastaların olduğunu da bilmelidir.

Yetişkinler genelde

-          dişlerin çapraşıklaşması ya da ayrıklaşması,

-          dental çıkıntılar,

-          rotasyonlar,

-          periyodontal olarak etkilenen dişler ve yanlış konumlanan dişler,

-          çeneye ilişkin iskeletsel uyuşmazlıklar,

-          açık ya da kapalı kapanışlar,

-          çapraz kapanışlar

-          TMJ problemleriyle karşı karşıya kalabilmektedirler.

Maloklüzyonlar bazı kişilerde kimi periyodontal problemler oluşturabilirler. Bu tür hastalara yardım etmek için onların oklüzal tabloları geliştirilebilir, interproksimal ilişkileri ve de dişlerin eksenel konumlandırılması iyileştirilebilir.

 Fonksiyonel dental yüklerin uygun şekilde dağıtımı, gereksiz periyodontal baskıyı azaltır. Periyodontist ve ortodontist ile bağlantılı olarak genel diş hekimi periyodontal olarak uzlaşılmış hastanın tüm genel ve dental sağlığını arttırmak için gereken ekip çalışmasını başlatabilir.

Yetişkin hastaların ihtiyaçları, çoğu zaman bazı ortodontik prosedürler sayesinde başarılı ve kapsamlı bir şekilde giderilmektedir. Devrilme ya da karşı dişin çekimi sebebiyle diş kaybı bulunan yetişkinler aşağıda yer alan ortodontik hizalama ile mükemmel restoratif sonuçlara kavuşabilmektedirler.

Arkların seviyelenmesi sıklıkla protez yenilemelerin daha iyi bir harmoni içerisinde olmasına imkân sağlamaktadır. Zaman zaman dişler, yumuşak bir taşınmış doku kısmi protez diş ya da implantasyondan ziyade, sabit bir köprü ya da implantasyonun yenilenmesini sağlamak üzere posteriyor bir dişsiz alana distalize olabilirler. Eşit olmayan aralıklara sahip ön dişler aile diş hekiminin güzel bir estetik gelişim sağlayarak simetrik ve iyi dengelenmiş lamineleri yapıştırma ve kron kaplamaları yerleştirmesine imkân sağlamak üzere yeniden konumlandırılabilirler (Şekil 3-8).

Şekil 3-6. Disiplinler arası ortodontik, periyodontik ve restoratif tedavi. Dişetlerinin yeni konumları fark edilebilmektedir.

Şekil 7-8. Ortodontik ve cerrahi düzeltme – alt çenenin ileri yönde çıkık olması.

 

Ciddi bir şekilde parçalara ayrılmış ya da çürümüş olan dişlerin çekimi, endodontik tedaviyi ve de yeterli retansiyon için çok kısa olmazsa dişler üzerine kron kaplama yerleştirilmesinin değerini arttırabilir.

TMJ işlev bozukluğu genel diş hekiminin bir hastanın dikkatini ilk yönelttiği geniş bir problem aralığıdır. Ortodontik perspektif ise bu tür bozuklukların birçok etiyolojik etmenler ile birleşebilen geniş bir koşullar aralığını temsil etmektedir. Bu etmenler bir hastada TMJ bozuklukları ile birleşebilirken diğer bir hastada bu tür bir durumla karşılaşılmayabilir.

Alt çeneye ait eklem fonksiyonu dişlenme de dâhil olmak üzere bir çok yapıdan etkilenmektedir. Genellikle iyi bir dental ilişkinin kurulması eklem fonksiyonunu olumlu etkiler. Mükemmel oklüzal fonksiyonun TMD belirtilerini sürekli olarak ortadan kaldıracağı hususunda hastaya herhangi bir garanti verilemez. Sıklıkla başka etmenler de işin içindedir. İyi bir oklüzyon yardımcı olabilir ancak genel diş hekiminin rolü, restorasyonlar, protez yenilemeler ve dengelemelerde büyüktür.

Ortodontik geri çekme tedavisi, başvurulan diş hekimi ve ortodontist için bir ilgi alanıdır. Zaman zaman hastaların bu tedaviye ihtiyacı olmaktadır. Bazı durumlarda ortodontik tedaviyi müteakip koordine edilmemiş iskeletsel büyüme, dengesizliğe neden olabilmektedir. Kasların sebep olduğu birtakım kuvvetler ya da sabitleyici apareyin eksikliği, instabilite nedeni olabilir. Ortodontist ve genel diş hekimi arasında uygun bir diyalog, hastaya doğru mesajın verilebilmesi için çok önemlidir. Dişlerin konumlandırılmasını ve çene ilişkilerini etkileme yönünde teknolojide ciddi ilerlemeler söz konusudur. Yıllar önce tedavi edilen vakalar, şu anda mevcut ya da kullanılabilir durumda olan tekniklerin, materyallerin ya da teşhis olanaklarının uzmanlara verdiği destekten yoksundu. Eğer dişler ve de dişleri destekleyen dokular sağlıklı ise, bu tür hastaların daha başarılı bir stabilite için kusursuz bir geri çekme tedavisinden yararlanmamaları için hiçbir sebep yoktur.

Ortognatik cerrahi, tedavi edilebilir ortodontik problem çeşitliliğini ciddi şekilde arttırabilir. Yüze ilişkin estetiğin ve dental fonksiyonun dengesi daha önce ortodontik olarak tedavi edilmemiş kimselere uygulanabilir. Yıllar önce tedavi edilmiş olan birçok hasta bugün aynı yolla tedavi edilmemektedir. 10 ila 15 yıl önce dahi en yaygın olan ortognatik cerrahi prosedür, alt çeneye ilişkindi. Günümüzde iki ağızlı-çeneli cerrahi oldukça yaygındır (Şekil 9-12).

Şekil 9-12. Disiplinler arası ortodontik, periyodontik, cerrahi ve restoratif tedavi.

 

Cerrahî ağız-çene fiksasyonunda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Geçmişte bir cerrahi hastanın çenelerinin altı ila sekiz hafta süresince birbirlerine teller yardımıyla bağlanmaları gerekmekteydi. Artık bu vakaların birçoğu esnemeyen katı kontonsiyon ile ele alınabilmektedir. Konuşmada istenen düzeye daha kısa sürede ve daha az rahatsızlık vererek kavuşulabilmektedir. Ortognatik cerrahî yaklaşım, birçok yetişkin hastaya büyük fayda sağlamaktadır. Yine genel diş hekimi, ortodontist ve ağız ve çene cerrahı arasındaki ekip çalışması esastır.

 

Özet

            Ortodontik problemlerin bir kısmı, genel diş hekimi eğitiminin parametreleri arasında yer almaktadır ve söz konusu diş hekimi bu tür problemlere oldukça etkin bir biçimde müdahale edebilmektedir.

Pratisyen hekimlerin neye müdahale edip etmeyeceklerini belirlemelerinde yardımcı olan yönergelerin geliştirilmesi zordur.

Kişinin eğitimine, yeteneğine ve tecrübesine bağlı olarak bunlar bir pratisyen hekimden diğerine değişiklikler gösterebilmektedir. Genel olarak statik problemler pratisyen hekimler için uygundur.

Pratisyen diş hekimleri;

-          makul ve şiddetli dental ilişki bozukluklarını,

-          iskeletsel ayrımları(çapraz, anteroposteriyor, dikey),

-          şiddetli ark uzunluk ayrımları,

-          ortognatik cerrahi problemler,

-          hava kanalı problemleri,

-          doğuştan var olan bozukluklar,

-          engellenmiş dökülmeler ile diğer problemleri değerlendirme ve olası tedavi yöntemleri üzerinde düşünmek üzere

ortodontik meslektaşlarına danışmalıdırlar.

 

Genel diş hekiminin ortodontik muayenesi  ve doğru zamanlanmış ortodontik bir konsültasyon kesinlikle hastanın yararına olacaktır.

 

Genel diş hekimi ile ortodontist arasındaki işbirliği öncelik kazandıkça, bundan kârlı çıkacak olan hastadır.

 

Tamamlayıcı Okuma Materyalleri

1. McNamara, JA, and Brudon, WL. Orthodontic and orthopedic treatment in the mixed dentition. Needham Press, Ann Arbor, 1992, pp 6-8.

2. Proffit, WR. Contemporary orthodontics. Mosby, St. Louis, 1992.

3. Vanarsdall, RL, and Swartz, ML. Molar uprighting-Uprighting the inclined mandibular molar in preparation for restorative treatment utilizing bonded orthodontic appliances. ORMCO Catalog No. 740-0014, ORMCO Corporation, Glendora, California, 1980.

 
 
 
 
 
2008 DisHekimi.com, Tüm Hakları Saklıdır.
                  
dishekimi.com'un içeriği, kullancı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. dishekimi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.