Organ Bağışı İçin Anlamlı Çağrı

Organ Nakli Haftası dolayısıyla düzenlenen törende, canlarından çok sevdikleri yakınlarının organlarını bağışlayanlarla organ bekleyenler biraraya geldi -Duygusal anların yaşandığı törende, tüm katılımcılar ''organ bağışı yapılması'' çağrısında bulundu.

ANKARA (A.A) - Yeni bir yaşama tutunmak için organ bekleyen hastalarla, kaybettikleri yakınlarının organlarını bağışlayarak nakil bekleyenlere ikinci bir hayat şansı sunanlardan organ bağışı için ortak çağrı geldi. Organ Nakli Haftası dolayısıyla düzenlenen ve duygusal anların yaşandığı törende, katılımcılar hep bir ağızdan ''organ bağışı yapılması'' çağrısında bulundu. Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan, Tıp Fakültesindeki törende, sağlıklı bir yaşam sürmenin önemine işaret ederek organ bağışı için toplumda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini söyledi. Ayhan, organ bağışının artmasının, nakil bekleyen hastaları yeniden yaşama döndüreceğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Koç da sağlık alanında son yıllarda yapılan atılımlarla bağışlanan organların kısa sürede alınarak bekleyen hastalara kısa sürede ulaştırılabildiğini, bekleme listeleri oluşturularak dağıtımda hakkaniyet sağlandığını anlattı. Organ bağışının artmasında beyin ölümü tanısının konulması, bunun için de yoğun bakım ünitelerinin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını, ülkede bu konuda sıkıntılar yaşandığını dile getiren Koç, özellikle ince bağırsak ve akciğer nakli konusunda daha iyi bir noktaya gelinmesi için çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi. Koç, organ nakline ihtiyaç duyulmaması için şeker ve tansiyon gibi kronik hastalıkların önlenmesine yönelik programlar uygulanacağını kaydetti. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Transplantasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aydın Dalgıç, ülkede organ bekleyen 100 bin kişinin bulunduğunu, Türkiye'de bu nakillerin yapılabildiği 30'un üzerinde merkez olduğunu söyledi. Organ nakli yapılan hastaların hayatta kalma oranının Avrupa ve ABD'ye göre çok daha yüksek olduğuna dikkati çeken Dalgıç, organ bağışının artırılmasında, beyin ölümü tespit edilenlerin donör olarak değerlendirilmesinin önemli olduğunu bildirdi. Türkiye'de beyin ölümü olgularının verici olarak kullanılması oranının sadece yüzde 14 olduğuna işaret eden Dalgıç, ''Organ vericisi olan kadavra donörlerin vücut bütünlüğü bozulmuyor. Organ mafyası haberleri yanlış, bunlar bağışı olumsuz etkiliyor. Halkın yüzde 40'ı da dini nedenlerle organ bağışı yapmıyor'' dedi. Prof. Dr. Dalgıç, organ bekleyenlerin sayısının her geçen gün arttığını, buna karşın bağış sayısının yetersiz olduğunu belirterek ''Bir hastanede yaşam destek ünitesi sayısı kadar beyin ölümü tespiti olması gerekiyor, ama ülkemizde bu yapılamıyor. Yetkililer bir hastanede yılda 50 tespit yapılmışken bir diğer hastanede hiç yapılamadığını sorgulamalıdırlar'' diye konuştu. -''Türkiye'de canlıdan nakiller ağırlıkta''- Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Organ Nakli Hizmetleri Şube Müdürü Bahri Kemaloğlu, Türkiye'deki organ nakilleriyle ilgili bilgi verdi. Dünyada gelişmiş ülkelerde kadavradan nakillerin oranının yüzde 75, canlıdan nakillerin oranının yüzde 25 olduğunu, Türkiye'de ise tam tersi bir durumun yaşandığını belirten Kemaloğlu, geçen yıl ülkede yapılan 3 bin 385 organ naklinin 748'inin kadavradan, 2 bin 637'sinin canlıdan gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu yılın eylül ayı itibarıyla 19 bin 609 kişinin bekleme listesinde bulunduğunu, bunların 900'ünün organ bulamadan hayatını kaybettiğini kaydeden Kemaloğlu, geçen yıl 2 bin 502 kişinin böbrek nakli olduğunu, 21 bin 500 hastanın de hala bekleme listesinde yer aldığını belirtti. Türkiye'deki kartlı organ bağışçısı sayısının 45 bin 750 olduğunu ifade eden Kemaloğlu, ''Bu kart, kişinin organlarının alınması için yeterli değil. Ailesinin onayının da alınması gerekiyor. Bu nedenle organ bağışıyla ilgili düşüncelerin aile ile paylaşılması çok önemli'' dedi. Kemaloğlu, basında organ nakliyle ilgili yer alan olumsuz haberlerin, ''dişiyle tırnağıyla'' geldikleri noktadan geri gitmelerine yol açtığını vurguladı. -Duygu dolu anlar- Törende daha sonra organ nakli sayesinde ikinci bir yaşam şansı bulanlar ile beklenmedik bir anda kaybettikleri çok sevdikleri yakınlarının organlarını bağışlayanlar konuşmalar yaptı. Bundan 10 yıl önce henüz 8 yaşındayken Prof. Dr. Mehmet Emin Özdoğan tarafından kalp nakli yapılan ve o dönemde ''Türkiye'nin kalp nakli yapılan en küçük hastası'' unvanına sahip olan Mehmet Saygın (21), organ bağışının önemine işaret etti. Kendisinin de organ bağışı sayesinde hayata tutunduğunu dile getiren Saygın, ''1,5 yaşından beri kalp yetmezliği çekiyordum. 8 yaşında kalp nakli oldum. Şimdi üniversitede hayat kurtarmak için paramedik eğitimi alıyorum'' dedi. Prof. Dr. Özdoğan, nakil bekleyen hastalar için tek tedavi seçeneğinin kalp nakli olduğunu, aksi takdirde hastaların yaşamını kaybettiğini belirtti. Mehmet Saygın için 4 yaşındaki oğullarının organlarını bağışlayan aileye teşekkür eden Özdoğan, ''Mehmet'in ailesi onlara minnet duygularını ifade etmek için daha sonra hayata gelen oğullarına organları bağışlanan çocuğun adını koydular'' diye konuştu. Karaciğer nakli olan Halide Yüksel Yıldız, ''Enkazdan kurtarılan Azra bebek gibi ben de yeniden doğdum. Çok büyük sıkıntılar çektim, ama artık sağlıklıyım'' dedi. Törende, yakınlarının organlarını bağışlayanlara plaket takdimi sırasında da duygu dolu anlar yaşandı. 12 Haziran seçimlerinden 1 gün sonra ehliyetsiz bir sürücünün 7 yaşındayken kurbanı olan, organları 7 kişiye can veren Tayyip Özdemir'in babası Murat Özdemir, vatan ve millet sevgisine vurgu yaptığı konuşmasıyla salondakileri ağlattı. Murat Özdemir'e plaketini, birkaç yıl önce böbrek nakli olan CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın eşi Ayşenur Seyhan, ''Bir zamanlar böbrek bekleyen bir hastanın yakını'' olarak verdi. Törende iki ailenin plaketini veren Tacidar Seyhan da organ bağışı çağrısı yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özpolat'ın eşi Elif Özpolat da ''Organ bağışı gönüllüsü'' olarak bir ailenin plaketini verirken organ bağışı yapanların büyük bir özveride bulunduklarını ifade etti. -Yeni bir yüz için nakil bekliyor- Bundan 5 yıl önce Kahramanmaraş'ta elindeki silahın patlaması sonucu yüzü parçalanan Hatice Nergiz isimli genç kız da yeni bir yüze sahip olmak için organ bağışı beklediğini söyledi. Yüzü parçalandığı için yemek yiyemediğini, insan içine çıkamadığını dile getiren Nergiz, organ bağışının artmasının kendisi gibi hastaların yeniden hayata dönmesini sağlayacağını belirtti. Nergiz'in doktoru Doç. Dr. Selahattin Özmen de Türkiye'de halen yüz nakli için bekleyen üç hasta bulunduğunu, genç kızın 30'dan fazla operasyon geçirmesine rağmen yüzünün normal bir görünüme kavuşamadığını, yüz nakli sayesinde toplumsal yaşamda daha rahat hareket edebileceğini bildirdi. (SBK-ZVR)

 
 
 
 
 
2008 DisHekimi.com, Tüm Hakları Saklıdır.
                  
dishekimi.com'un içeriği, kullancı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. dishekimi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.