Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME NEDİR?

Meclis'in konu, süre ve amacı belirleyen bir yetki kanunuyla verdiği yetkiye dayanarak, hükümetin çıkardığı, parlemontonun onayıyla da "kanun gücünü kazanacak" olan kararnamelerdir. KHK'ler Meclis'in onayına gerek olmadan Resmi Gazete'de yayınlandığı gün yürürlüğe girer ve daha çok Meclis'in toplanamadığı "olağanüstü hallerde" hükümete verilmiş bir yetkidir.

Meclis'te çoğunluğu olan bir partinin KHK'lere sıklıkla başvurması;

  • Çıkarılacak yasaların en geniş katılımla tartışılıp en doğrusunun bulunması için gayret sarf etmek yerine tepeden inme yöntemlere başvurarak Parlementoyu by-pass etmek istemesi,
  • Muhalefete tahammül edemeyecek olan "kuvvetler ayrığı" ilkesinin yasama aleyhine, yürütme lehine ciddi şekilde bozulması anlamına gelmektedir.

Öncelikle mücadele etmemiz gereken zihniyet budur. "Olağanüstü hal yönetiminden" çıkıp "gerçek demokrasi" ile yönetilmeyi kuvvetle talep etmeliyiz.

Bunu talep ederken önümüze sürülmüş bu kararnamede neler var, neler yok, adım adım inceleyelim.

 

 

363 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE NELER VAR?

SAĞLIK POLİTİKALARI KURULU

MADDE 6- (1) Sağlık Politikaları Kurulu, Bakanlığın sistemi yönetimi ve politika belirleme ile ilgili temel görevlerini yerine getirmek üzere görevlendirilen onbir üye ile Müsteşar ve müsteşar yardımcılarından meydana gelir.

(2) Kurul üyeleri en az dört yıllık yüksekokul mezunu ve sekiz yıl iş tecrübesi bulunanlar arasından Bakan tarafından görevlendirilir. Görev süresi iki yıldır ve süresi sona eren üyeler yeniden görevlendirilebilir. Kurula Müsteşar veya görevlendireceği yardımcılarından biri başkanlık eder.

(4) Kurul toplantılarına, görüşlerini almak üzere üniversiteler, meslek kuruluşları, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ile bağlı kuruluşlardan ve Bakanlık birimlerinden yönetici veya uzman kişiler davet edilebilir.

Görüldüğü gibi, Bakanlık onbir kişilik  "sağlık politikaları kurulu" oluşturuyor, hepsini Bakan seçiyor ve kurul üyeleri için hiçbir seçilme kriteri konulmamış "dört yıllık yüksekokul, sekiz yıllık iş tecrübesi" dışında ama konuyla daha ilgili olacağını düşündüğümüz meslek kuruluşları, sendikalr, sivil toplum kuruluşları ise "davet edilebilir" konumunda.

Türkiye Sağlık Hizmetleri Kurumu altında üç sürekli kurul bulunmaktadır:

a) Yüksek Sağlık Şurası

b) Tıpta Uzmanlık Kurulu

c) SAğlık Meslekleri Kurulu

YÜKSEK SAĞLIK ŞURASI

MADDE 21- (1) Sağlık meslek mensuplarının mesleklerini icra ederken ortaya çıkan adli konularda mahkemeler görüş vermek ve idari soruşturmacılar ve uzlaşma komisyonları için bilirkişi listesi belirlemek üzere on beş üyeli Yüksek Sağlık Şurası kurulmuştur.

(2) Şura üyelerinin on üçü Bakan tarafından ülkede sağlık hizmetleri veya eserleri ile tanınmış kişiler arasından seçilir.

(3) Müsteşar veya görevlendireceği Müsteşar Yardımcısıyla I. Hukuk Müşaviri veya görevlendireceği hukuk müşaviri, Şuranın doğal üyesidir. Müsteşar Yardımcısı Şuraya başkanlık eder.

(4) Şura üyelerinin görev süresi iki yıldır. Şura toplantıların aüst üste iki kez mazeretsiz olarak katılmayanların üyeliği düşer.

(5) Şura yılda ez az dört kere toplanır. Başkan luüzum gördüğü hallerde Şurayı toplantıya çağırabilir.

(6) Şura, en az sekiz üyenin katılımıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar alır. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Oyların eşitliği halinde başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır.

Sağlık şurasının görevleri göz önüne alındığında bu kişiler doktor mu, hukukçu mu, işletmeci mi, ne olacak, eğitimleri ne olacak, kaç yıl iş tecrübeleri olacak..."sağlık hizmetleri veya eserleri ile tanınmış kişiler?" nasıl bir kriterdir?

On beş kişilik kurulun on üçü Bakan tarafından atanır ibaresinden sonra öteki ikisi için acaba başka yerden seçilmiş olabilir mi diye düşünebilirsiniz, ancak, bakanlığın müsteşarı ve I. hukuk müşavirinin şuranın doğal üyesi olduğu ortaya çıkıyor. Böylece on beş kişilik kurulun on beşinin de bakanlık tarafından görevlendirilmiş olduğu gerçeğiyle baş başa kalıyoruz.

Oylamalarda çekimser oy kullanmak yasak, eşitlik halinde başkanın (bakanlık müsteşarı) oyu geçerli.

TIPTA UZMANLIK KURULU

MADDE 22- (1) Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi yapacak eğitim kurumlarına eğitim yetkisi verilmesi ve eğitim yetkisinin kaldırılmasına ilişkin teklifleri karara bağlamak, uzmanlık dallarının rotasyonlarını belirlemek, yabancı ülkelerde uzmanlık eğitimi alanların bilimsel değerlendirilmesini yapacak fakülteleri ve eğitim hastanelerini belirlemek, tıpta uzmanlık eğitimi ve uzman insan gücüyle ilgili görüşler vermekle görevli olmak üzere,Tıpta Uzmanlık Kurulu teşkil olunmuştur.

(2) Tıpta Uzmanlık Kurulu;

a) Bakanlık Müsteşarı veya görevlendireceği Müsteşar Yardımcısı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü ile

I. Hukuk Müşaviri veya görevlendireceği hukuk müşaviri,

b) Biri diş tabibi olmak üzere eğitim hastanelerinden Bakanın seçeceği beş,

c) Dört tıp fakültesinden ve bir diş hekimliği fakültesinden Yükseköğretim kurulunun seçeceği birer,

ç) Gülhane Askeri Tıp Fakültesinden seçeceği bir,

d) Türk Tabipler Birliğinin seçeceği bir,

e) Türk Diş Hekimleri Birliğinin seçeceği bir, üyeden oluşur.

(6) Kurul en az dokuz üyenin katılımıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar alır.

Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Türk Tabipleri Birliği temsilcisi yalnızca tabiplerle ilgili, Türk Diş Hekimleri Birliği temsilcisi de yalnızca diş tabipleriyle ilgili konuların görüşüleceği toplantılara katılabilir ve kendi meslek alanlarıyla ilgili konularda oy kullanır.

Burada da "ç" bendinde Gülhana Askeri Tıp Fakültesinin seçeceği bir, diyor ama dört tıp ve bir diş hekimliği fakültesinin seçeceği değil, bu fakültelerden YÖK'ün seçeceği diyor, diğerleri de zaten bakanlık Müsteşarı, I. Hukuk Müşaviri ve Bakanın seçeceği beş kişi... Bakan atamalarına burada da devam...

SAĞLIK MESLEKLERİ KURULU

MADDE 23- (1) Sağlık mesleklerinde eğitim müfredatı, mesleki alan ve dal belirlemesi gibi mesleki düzenlemelerde ve istihdam planlamalarında görüş bildirmek, mesleki yeterlilik değerlendirilmesi yapmak, mesleki müeyyide uygulamak, etik ilkeleri belirlemek ve uyumu denetlemek üzere Sağlık Meslekleri Kurulu teşkil olunmuştur.

(2) Kurul aşağıdaki üyelerden oluşur.

a) Müsteşar veya görevlendireceği müsteşar yardımcısı ile Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü veya görevlendireceği bir yetkili temsilcisi, I. Hukuk Müşaviri veya görevlendireceği hukuk müşaviri, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanları veya görevlendirecekleri yardımcıları,

b) Bakanın seçeceği en az doktora seviyesinde eğitim almış beş ayrı sağlık meslek mensubu üye,

c) En az genel müdür yardımcısı seviyesinde Milli Eğitim Bakanlığı temsilcisi bir üye,

ç) Yükseköğretim Kurulunun seçeceği iki üye,

d) Mesleki Yeterlilik Kurumu temsilcisi bir üye,

e) Kanunla kurulan sağlık meslek birliklerinden birer üye (TTB, TDB, TEB)*

(3) Sağlık meslek birliklerinin temsilcileri yalnızca kendi meslek mensuplarıyla ilgili konuların görüşüleceği toplantılara katılabilir ve kendi meslek alanlarıyla ilgili konularda oy kullanır.

.............

(5) Kurul, Müsteşar veya müsteşar yardımcısının başkanlığında üye tam sayısının çağunluğuyla toplanır ve oy çokluğuyla karar alır. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Oyların eşitliği halinde başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır.

(6) Kurulun görevleri şunlardır:

a) Yeni bir sağlık mesleğinin veya dalının ihdasında görüş bildirmek.

b) Sağlık mesleklerinin eğitim müfredatı hakkında görüş bildirmek.

c) Sağlık mesleklerinin etik ilkelerini belirlemek.

ç) Meslek mensuplarının mesleki yetrlilik ve etik eğitimiyle hasta hakları eğitimine tabi tutulmasına ve eğitimlerin süresine ve müfredatına karar vermek.

d) Sağlık engeli sebebiyle mesleğin icrasının yasaklanmasına karar vermek.

e) Meslekten geçiciveya sürekli men etmeye karar vermek.

(7) Mesleki yetersizliğe ilişkin ihbar ve şikayetler Kurulca doğrudan değerlendirmeye alınmaz. Bu ihbar ve şikayetler öncelikle denetim görevlileri veya il ve ilçe sağlık müdürlüklerince incelemeye tabi tutulur. Yapılan inceleme neticesinde fiilin mesleki yeterlilik değerlendirmesi yapılması veya mesleki müeyyide uygulanması gerektirdiğinin tespit edilmesi halinde kanaat raporunu içeren inceleme dosyası Kurula gönderilir. Ayrıca fiil hakkında adli kovuşturma yapılmış ise, verilen kararlar da Kurula intikal ettirilir. İdari inceleme veya varsa adli kovuşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler de değerlendirilerek, genel hükümler saklı kalmak üzere Kurulca;

a) Mesleğinde yetersizliği tespit edilenlerle, dikkatsiz ve özensiz davranışla ölüme veya vücut fonksiyon kaybına sebep olanların yetersiz görüldükleri alanda mesleki yeterlilik eğitimine tabi tutulmalarına karar verilir. ... Yeterlilik eğitimine tabi tutulanlar eğitim sonunda Kurulun belirleyeceği teorik ve/veya uygulamalı sınava tabi tutulur. Bu sınavda başarılı olanlar mesleğini icraya devam eder; başarısız olanlar meslek icrasından men edilir. Meslekten men edilenler, durumlarına göre Kurulca belirlenen eğitime devam ettirilerek veya eğitime tabi tutulmadan müteakip sınavlarda başarı gösterdiği takdirde meslek icra etme hakkını yeniden kazanır.

.............

(11) Kanunla kurulmuş meslek odalarının ve birliklerinin kuruluş kanunlarındaki disiplin hükümleri saklıdır. Ancak fiilin her iki kanuna göre d müeyyide gerektirmesi halinde bu Kanun hükümleri uygulanır.

Bu maddeyi özellikle uzun uzun yazının içine aldık. Çünkü Bakan, "meslek odaları bir yasaya bakar, çıkartır kapatırım" demişti; işte onun gerçekleşmiş hali. Bakan sonunda verdiği bir sözü tuttu!

Bakanlık, bünyesinde kuracağı "Sağlık Meslekleri Kurulu" ile içerikten de anlaşılacağı üzere bütün dünyada meslek örgütlerinin yaptığı mesleki yeterlilik değerlendirilmesinden, mesleğin etik kurallarına, meslek hizmet bedelinin belirlenmesinden, mesleki denetim, meslekten geçici veya sürekli men etmek, mezuniyet sonrası sertifikalı eğitime kadari meslek odalarının görevlerini bünyesinde toplamış, bu yolla meslek odalarının "yetkisizleştirilerek etkisizleştirilmesi" yoluna gidilmiştir.

TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU

MADDE 29- (1) Bakanlık politika ve hedeflerine uygun olarak, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerini vermek üzere hastanelerin, ağız ve diş sağlığı merkezlerinin ve benzeri sağlık kuruluşlarının açılması, işletilmesi, faaliyetlerinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve denetlenmesi, bu hastanelerde her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin verilmesini sağlamakla görevli, Bakanlığa bağlı Türkiye Türkiye Kamu Hastaneleri kurulmuştur.

(2) Kurumun görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:

a) Kuruma bağlı hastaneleri, ağız ve diş sağlığı merkezlerini ve bezeri sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak.

KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNİN KURULUŞU

MADDE 30- (1) Kurum tarafından, kaynakların etkili ve verimli kullanılması amacıyla Kuruma bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumları, il düzeyinde Kamu Hastaneleri Birlikleri kurularak işletilir. Hizmetin büyüklüğü göz önünde bulundurulmak suretiyle aynı ilde birden fazla birlik kurulabilir ve bir ilde Birlik kapsamı dışında ağlık kurumu bırakılamaz. Birden fazla Birlik kurulan illerdeki ve belli bölgelerdeki birliklerden biri koordinatör olarak görevlendirilebilir.

(2) Birlik teşkilatı, genel sekreterlik ve hastane yöneticiliklerinden oluşur.

.............

(5)Sözleşmeli statüde istihdam edilecek personelle yapılacak sözleşme ekinde kurumsal hedefler ve performans değerlendirme kriterleri de gözetilerek hazırlanan bireysel performans kriterleri ve hedefleri belirtilir.  Kurum Başkanı, genel sekreterle doğrudan; başkanlar, hastane yöneticileri, başhekim ve müdürlerle genel sekreterin teklifi üzerine sözleşme yapar.  Uzman personelle büro görevlilerinin sözleşmeleri genel sekreter tarafından yapılır. Başhekim yardımcılarıyla başhekimin, müdür yardımcılarıyla ilgili müdürün teklifi üzerine hastane yöneticisi tarafından sözleşme yapılır. Sözleşmenin süresi iki yıldan dört yıla kadar olabilir. Süre sonunda tekrar sözleşme yapılabilir. Sözleşme eki performans hedeflerindeki gerçeklere bağlı olarak süresinden önce de sözleşmeler sona erdirilebilir. Başarısızlık sebebiyle genel sekreterin değişmesi halinde başkanların ve başarısızlığa sebebiyet veren hastane yöneticilerinin sözleşmeleri kendiliğinden sona erer. Ancak bunlar yeni görevlendirmeler yapılıncaya kadar görev yapar. Yeni hastane yöneticisinin göreve başlamasından itibaren, ilgili hastane başhekimi, müdürleri, başhekim yardımcıları ve müdür yardımcılarının, yeni başhekim ve müdürlerin göreve başlamasından itibaren de yardımcılarının bir ay sonunda sözleşmeleri kendiliğinden sona erer. Sözleşmeleri bu suretle sona eren personelle yeniden sözleşme yapılır. Ekli (II) sayılı cetvelde belirtilen pozisyonlarda açıktan istihdam edilen personelin herhangi bir suretle sözleşmeleri sona erdiğinde birlikte ilişkileri kesilir. Açıktan sözleşmeli istihdam şekillerinden birine geçiş bakımından kazanılmış hak teşkil etmez.


(3) Sözleşmeli personel,
kazanç getirici başka bir iş yapamaz, resmî veya özel herhangi bir müessesede maaşlı, ücretli veya sözleşmeli olarak görev alamaz, serbest olarak sanat ve mesleklerini icra edemez,657 sayılı Kanunda Devlet memurları için yasaklanmış bulunan eylemlerde bulunamaz.


Yoruma gerek duyulmayacak kadar, kadrolaşmaya zemin hazırlayan, çalışanları her an iş kaybetme korkusuyla karşı karşıya getiren, kazanılmış hakları bile yok sayan düzenlemeler…

BİRLİK HASTANELERİNİN GRUPLANDIRILMASI VE DENETİMİ

MADDE 34- (1) Hastaneler; tıbbi ve mali kriterler ile kalite, hasta ve çalışan güvenliği ve eğitim kriterleri çerçevesinde Kurumca belirlenecek usul ve esaslara göre altı aylık veya bir yıllık sürelerle değerlendirmeye tabi tutulur. Bu değerlendirme, kamu veya özel değerlendirme kuruluşlarına da yaptırılabilir. Değerlendirme sonuçlarına göre hastaneler yukarıdan aşağıya doğru (A), (B), (C), (D), ve (E) şeklinde gruplandırılır. Birliğin grubu, hastanelerinin ağırlıklı ortalamasına göre belirlenir.

(2) Yapılan değerlendirme sonuçlarına göre birliğin,

a) Grup düşürülmesi,

b) (D) grubunda devralınması halinde, üçüncü değerlendirmede üst gruba çıkarılamaması,

c) (E) grubunda devralınması halinde, ikinci değerlendirmede üst gruba çıkarılamaması,

ç) Bünyesindeki hastanelerden birinin ard arda yapılan iki değerlendirmede de grup düşürülmesi,

d) (E) grubu hastaneyle devralınması halinde, ikinci değerlendirmede bu hastanenin bir üst gruba çıkarılamaması hallerinde Kurumca genel sekreterin görevine son verilir.

Bu fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan hallerin hastane ölçeğinde gerçekleşmesi durumunda ise, genel sekreterce hastane yöneticisinin görevine son verilir.

(3) Yapılan değerlendirmeler sonucu belirlenen birliklerin ağırlıklı ortalaması, Kurum Başkanının performansının ölçülmesinde esas alınır.

Hastaneler, "tıbbi ve mali kriterlerle kalite, hasta ve çalışan güvnliği ve eğitim kriterleri" açısından değerlendirilerek sınıflandırılıyor. ve görev aldığı kuruma iki yılda bir üst sınıfa çıkaramayan yöneticiler toptan görevden alınıyor. Peki, iki yılda bir üst sınıfa atlayabilecek hastaneyineden başta "A" sınıfı hizmet verecek seviyeye getirip halkın tamamının "A" sınıfı hastanelerden hizmet alması sağlanmıyor?

Yöneticiler, çok daha fazla zaman ve paraya malolan ağırlıklı olarak tedavi edici hekimlik hizmeti vererek sınıf atlamak yerine, koruyucu hekimlikte nasıl yol alabilirim, enerjimi ve zamanımı insanların hastaneye ihtiyaç duymayacakları, hastalanmayacakları bir ortam yaratmak adına basit ve yaygın önemleri nasıl geliştirebilir, uygulayabilirim diye düşünseler, planlasalar ve bunda başarılı olamayanlar görevden alınsa nasıl olur?

PERSONELE AİT İLİŞKİN HÜKÜMLER

ATAMA

MADDE 42- (1) .............

(2) Bakan, gerkli gördüğü hallerde atama yetkisini merkez teşkilatında alt kademelere ve bağlı kuruluşların üst yöneticilerine, illerde valilere devredebilir.

Kadrolar

MADDE 43- (1) .............

Uzman ve Denetçi İstihdamı

MADDE 44- (1)

b) Yapılacak yarışma sınavında başarılı olmak.

SAĞLIK SERBEST BÖLGELERİ

Madde 49- (1) Bakanlık, ülkenin sağlık alanında bölgesele bir cazibe merkezi haline getirilmesi, yabancı sermaye ve yüksek tıbbi teknoloji girişinin hızlandırılması amacıyla, 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu hükümleri çerçevesinde, sağlık serbest bölgelerinin kurulması ve yönetilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir.

Gönüllü sağlık hizmeti ve sağlık gözlemciliği

MADDE 52- (1) Sağlık hizmeti sunmaya yetkili gerçek ve tüzel kişilerce sosyal dayanışma ve yardımlaşma amacıyla gönüllü ve ücretsiz olarak sağlık hizmeti verilebilir.

(2) Bu hizmeti yürüteceklere Bakanlıkça izin verilir. İzin talebinde bulunanlara gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra sağlık gönüllüsü yetki belgesi düzenlenir.

(3) Sağlık gönüllüsü gerçek kişiler hastanelerdeki hizmetlerini hastane yetkilisinin belirlediği şartlarda verebilir. Bu hizmet hastanelerin doğrudan sağlık hizmeti olmayan hasta karşılama ve bilgilendirme, refakat, kişisel bakım ve sosyal ihtiyaçların karşılanması gibi destek hizmeti şeklinde de verilebilir. Bu halde sağlık gönüllüsünün sağlık meslek mensubu olma mecburiyeti yoktur.

(4) Gönüllü sağlık hizmeti sunumuyla gönüllüre ait bilgilerin kamuoyuyla paylaşımına dair usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.

(5) Sağlık kurum ve kuruluşlarında hizmetin geliştirilmesi amacıyla Bakanlık, hizmetten faydalananların gönüllülük esasına göre yapacakları gözlemlerini değerlendirmek üzere düzenlemeleri yapar.

Özellikle bu madde,dikkatle izlenmesi halinde, hangi amaçla çıkarıldığının gelecek günlerde gün yüzüne çıkmasını beklediğimiz bir düzenleme. Gerçek ve tüzel kişilerce gönüllü ve ücretsiz olarak verilecek bu hizmetin "doğrudan sağlık hizmeti olması gerekmiyor"; "bilgilendirme, refakat, kişisel bakım ve sosyal ihtiyaçların karşılanması gibi destek hizmeti" de verebiliryor, "sağlık meslek mensubu olma mecburiyeti de" yok. Gönüllü kişi ve kurumlardan bahseden bu maddede kimlere, hangi topluluklara görev verilecek belli değil.

UZMANLIK EĞİTİMİ YAPTIRILMASI

MADDE 56- (1) Bakanlık veya bağlı kuruluşlarının kadrolarında tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre diğer kamu ve kuruluşlarında uzmanlık eğitimi veya yan dal uzmanlık eğitimi yaptırılabilir. Bu şekilde eğitim yapmak isteyenler, döner sermaye ek ödemesi hariç her türlü mali ve sosyal hakları Bakanlık veya bağlı kuruluşları tarafından karşılamak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarda görevlendirilebilir. Bunlar, eğitimlerini tamamladıklarında görevlendirme süresi kadar Bakanlık veya bağlı kuruluşlarında hizmet yapmakla yükümlüdür. Söz konusu personelden, örneği Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınır. Bunların hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden görevinden ayrılması, müstafi sayılması, görevine son verilmesi veya Devlet memurluğundan çıkarılması halinde, kendileri için Bakanlıkça yapılmış olan her türlü öemeler toplamından, varsa hizmetin tamamlanan kısmı için hesaplanan miktar indirildikten sonra bakiye miktar kendilerinden kanuni faizi ile birlikte tahsil edilir. Tahsilat, borç miktarı ve ilgilinin durumu dikkate alınarak azami beş yıla kadar taksitlendirilerek yapılır.

(2) İlgililerin uzmanlık eğitiminde başarısızlığı veya kendi istekleri ile uzmanlık eğitimini bırakmaları durumunda ise, görevlendirme süresi kadar Bakanlığa hizmet yapmaları zorunludur. Belirtilen hizmet süresi kadar  Bakanlığa hizmet yapmak istemeyenlee yapılmış olan her türlü masrafların tamamı birinci fıkradaki esaslara göre ödettirilir.

Uzmanlık eğitimi sıarsında döner sermayeden pay alınmaması, uzmanlık sonrası mecburi hizmet, çeşitli nedenlerle ayrılma durumunda maddi veya mecburi hizmet şeklinde uygulanan yaptırımlar var.

(7) 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Kanunun;

a) Ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Ek Madde 1- Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman ve tabip kadro ve pozisyonlarına yapılacak açıktan atamalar, .............bunların yerleştirilmeleri Sağlık Bakanlığınca sınavsız ve kura ile yapılır.

Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi, ilgili dalda tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan profesör, doçent, yardımcı doçent, eğitim görevlisi ve başasistanlar tarafından verilir. Yardımcı doçent ve başasistanların tıpta uzmanlık eğitimi verebilmeleri için bu kadrolarda bir yıl çalışmaları şarttır. Başasistan kadrolarına atamalar, ilgili dalda uzman olan mesleki çalışma, bilimsel yayın ve yabancı dilde yeterliliği bulunan tabip, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar arasından Kurumca yapılacak veya yaptırılacak mesleki sınavla yapılır.

Profesör veya doçentlerin eğitim ve araştırma hastanelerine eğitim görevlisi olarak atanmaları, Kurumca yapılacak ilan üzerine müracaat eden adayların bilimsel çalışmaları ve eğitici nitelikleri değerlendirilerek yapılır. Adayların bilimsel çalışmalarını ve eğitici niteliklerini değerlendirmek üzere ilgili uzmanlık alanlarında üç profesör tespit edilir. Bunları adaylar hakkındaki mütalaalarını, öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı bildirir ve bu mütalaalara göre görevlendirme yapılır.


Ek madde 1’de diş hekimi ve uzman diş hekimi atamalarına yer verilmemiş, diş hekimlerinin kamu görevi bundan böyle sınavda başarılı olmalarıyla mümkün olabilecek.


Yukarıdaki maddelerde bazı atamalar “sınavsız kura” ile, bazıları “mesleki sınavla” alınırken eğitim ve araştırma hastanelerine eğitim görevlisi olarak atanacaklarda aranan şart adayların “bilimsel çalışmaları ve eğitici nitelikleri” gibi önü sonu belli olmayan bir kriter konuyor. Bu nitelikleri belirleyecek olan da, nasıl seçildiği belli olmayan üç profesör.


b) Ek 7’nci maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Değeri yirmi milyon Türk Lirasına kadar olan tesislerin bu madde kapsamında yaptırılmasına Sağlık Bakanınca karar verilebilir.”
Bu maddeye göre yapılacak iş ve işlemlerle bu işlere ait danışmanlık işleri, 8.9.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tâbi değildir.


İhale kanuna tâbi olmamak, denetlenmemek, kontrol edilmemek anlamına gelir ki bu da bazı kalem harcamalarda, istediği fiyata, istediği kişi ve kurumdan hizmet alma gibi bir keyfiyet ortaya çıkarabilir.


c) Ek 9’uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ek Medde 9- Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına ait kurum ve kuruluşlarla üniversitelerin ilgili birimleri, karşılıklı olarak işbirliği çerçevesinde birlikte kullanılabilir. Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir. Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usûl ve esaslarla ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin esaslar Maliye Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
Üniversite hastaneleri ’İşbirliği’ adı altında Birliğe dahil edildiğinde o hastaneyi de hastane yöneticisi yönetecektir. Böylece tıp ve tıpta uzmanlık eğitiminde, sağlık hizmeti alacak kişilere en iyi hizmeti vermek üzere gerekli her türlü bilgiyi ve beceriyi kazanmış hekimleri yetiştirmek için değil, hastaneye en çok gelir getirecek şekilde hareket edilecek, bakanlığa bağlı Tıp Fakültelerinin özerkliğinden bahsetmek mümkün olmayacaktır.


“GEÇİCİ MADDE 1-127’nci maddede belirtilen yönetmelik, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulur ve anılan yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.”


(12) 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanununun;


a) 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“f) Faaliyet alanı içersindeki muayene ve tedavi ücretlerine ilişkin rehber tarife teklifi hazırlayarak Birlik Merkez Yönetim Kuruluna göndermek,”


b) 26’ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“e) Odaların faaliyet alanı içersindeki muayene ve tedavi ücretlerine ilişkin rehber tarife tekliflerini tasdik etmek,”


c) 40’ıncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.


“Rehber tarife belirlemesi
Madde 40- Oda Yönetim Kurulları her yıl Aralık ayı içinde, diş hekimlerinin uygulayacakları muayene ve tedavi ücretlerine ilişkin bir rehber tarife hazırlayarak Birlik Merkez Yönetim Kuruluna gönderirler. Birlik Merkez Yönetim Kurulu, rehber tarife tekliflerini aynen veya gerekli gördüğü değişiklikleri yaparak tasdik eder ve bu tarifeleri Sağlık Bakanlığına bildirir.”


Yıllardır Türk Dişhekimleri Birliği’nin nitelikli sağlık hizmeti sunmak adına hekim emeğini esas alarak, maliyet analizi yaparak hazırladığı Asgari Ücret Tarifesi etrafında dönen ve hekim emeğinin değersizleştirilmesini hedef alan bir yığın polemikten sonra bunu başaramayacağını anlayan Sağlık Bakanlığı “Asgari Ücret Tarifesini belirleme” olarak tanımlamıştır. Artı sağlık alanındaki bütün ücret tarifelerini belirleme yetkisi de Sağlık Bakanlığı’na verilmiştir.


RUHSATLANDIRMA VE LİSANS BEDELİ


MADDE 57-(1) Bakanlık ve bağlı kuruluşlarınca düzenlenecek veya onaylanacak her türlü ruhsatlandırma, ürün üretim ve satış izin belgesi ve mesul müdürlük belgesi ile permi ve sertifikalar üzerinden yüz elli bin Türk Lirasını geçmemek üzere Bakanlıkça belirlenecek tarifelere göre ücret alınır. Ancak Bakanlıkça alınması teşvik edilen belgelerden ücret alınmayabilir. Bu tarifeler her yıl güncellenir ve ücretler 213 sayılı Vergi Usûl Kanuna göre belirlenen yeniden değerleme oranında artılır.


(2) Bakanlık veya Bağlı kuruluşlarınca düzenlenecek, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının planlamaları çerçevesinde, gerçek veya tüzel kişilere sağlık alanında belirli bir hizmeti verebilme veya hastane ve benzeri sağlık kuruluşları açabilme yetkisi veren lisansları açık arttırma ile belirlenecek bedel karşılığında verilir. Lisans verilmesi ilgili faaliyet için gerekli olan izin veya ruhsat yerine geçmez. Lisans verilmesinin usûl ve esasları Bakanlıkça belirlenir.


(3) Bu madde kapsamında tahsil edilen tutarlar ilgisine göre genel bütçeye veya özel bütçeli bağlı kuruluşların bütçelerine gelir kaydedilir.

Nerede ne kadar sağlık kuruluşu  açılacağı 'planlandıktan' sonra parası olan (Örn. Büyük semaye) lisans alıp bu muayenehaneleri / poliklinikleri / hastaneleri açabilir, lisans satmak gibi yeni bir pazar oluşabilir. Her iki durumda da diş hekimleri ücretle çalışanlar konumuna doğru itilmektedir.

(8) 11/4/1928 tarihlive 1219 sayılı Tababet  ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun;

a) 1'inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir."Madde 1- Türkiye Cumhuriyeti dahilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır."

b) 4. maddesinin birinci cümlesindeki "Türk hekimlerinin " ibaresi "hekimlerin" şeklinde değiştirilmiş ve yanı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

Kararname ile, "sayıca yetersiz" olduğu iddasiyla vatandaşlık koşulu kaldırıp yabancı hekim ve hemşire çalıştırma yolu açılmıştır. Gelişmiş ülkelerin yaşam düzeyleri yerinde olan hekimleri gelmeyeceğine göre dar gelirli ülkelerin sınırlı kaynaklarıyla yetişirdiği insanlarını ülkemize taşıyacak bu yöntem, sağlık sermayesine ucuz işçi sağlamak için uygulamaya konulmaktadır.

ğ) 23/1/1953 tarihli ve 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 1inci maddesinde geçen tabibliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak ibaresi yürülükten kaldırılmıştır.

İKAMET MECBURİYETİ

Madde 55- (1) Bakanlık kamu ve özel bütün sağlık kuruluşlarından çalışmakta olan sağlık personeli için görevli olduğu kuruluşun bulunduğu yerleşim yeri sınırları içinde ikamet etme mecburuiyeti getirebilir. Bu mecburiyetin usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.

ÖZET

Neredeyse hiçbir ilgili kurumun görüşü alınmadan bir gece yarısı iktidarın kendi milletvekillerinin bile haberi olmadan çıkarılan, her satırı dikkatle okunup irdelenmesi, eleştirilmesi gereken bir metin kanun hükmünde kararname. Bu kararnamede yoruma gerek duymayacak kadar açık olan şey hekimin, hekim emeğinin değersizleşmesi için yoğun bir çaba harcandığıdır. Bu haliyle yeni sağlık sistemi planlaması, istihdamı, denetlemesi, finansmanı ile fazlasıyla tek merkezlidir.

Sağlık sisteminin giderek para kazanma odaklı, kar getiren işletmeler şeklinde kurgulanması, sağlık çalışanlarının iş güvencesiz, ağırlıkla sayısal performansa dayanan ücretlendirilmeyle niteliksiz sağlık hizmeti sunmaya zorlaması, sağlık ortamının halkın zararına hızla bozulmasını beraberinde getirecektir.

Sistem kendini besleyen döner sermaya gelirini tedavi hizmetlerinden yani hastalıktan kazanmakatadır. Daha fazla kazanmak için ya hastalık arttırılacak, ya hastalardan alınan para arttırılacak, ya da çalışanlara verilecek para iyice azaltılacaktır. Görülen o ki aslında üçü birden yapılıp sermayeye aktarılacak para bulunacaktır.

 


 

 
 
 
 
 
2008 DisHekimi.com, Tüm Hakları Saklıdır.
                  
dishekimi.com'un içeriği, kullancı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. dishekimi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.