Kabul Edilebilir Oklüzyonu Sağlamada Ortodontik Müdahalenin Etkililiği

Genel Bilgiler: Finlandiya’da bir araştırmaya katılan gençler arasında ortodontik tedavi geçmişine sahip olmayanlarında kabul edilebilir oklüzyonun daha sık görüldüğü saptanmıştır.

İncelenen Makale: Pietillä I, Pietillä T, et al. Acceptabilitiy of Adolescents’ Occlusion in Finish Municipal Health Centres With Differing Timing of Orthodontic Treatment. Eur J Orthod 2010;32 (April): 186-192.

Geçmiş Deneyimler: Ortodontide erken ve geç tedavinin sağladığı yararlar üzerine süren birçok tartışmanın odağında, bu iki seçenek arasında halen varlığını koruyan kimi çelişkiler bulunmaktadır. Erken ve geç tedavinin etkinliğini araştırmaya yönelik iyi çalışmalar olduğu halde çok az araştırmada bu metotların etkinliği ve verimliliği halk üzerinde gerçekleştirilerek değerlendirilmiştir. Yalnızca, Finlandiya gibi ortodontik korumanın ödenen vergiler üzerinden sağlandığı ülkelerde tedavinin etkinliğini değerlendirmek için değil, aynı zamanda bu sınırlı kaynaklardan yararlanan insanların doğru tanımlanması ve tedavi görmesinin değerlendirilebilmesi için, “tedavi edilmiş” ve “edilmemiş” bireylere ihtiyaç duyulmaktadır.

Hedef: Bu ülkede belediyeye ait sekiz medikal merkezde, oklüzyonun kabul edilebilirliğini belirlemek; erken ve geç tedavi edilmiş bireylerle ve hiç tedavi edilmemiş bireyleri karşılaştırmak.

Dizayn: Kesitsel çalışma.

Katılımcılar: Yaşları 16 ila 18 arasında değişen 1109 Fin genç (n=2325).

Metot: Davet edilen katılımcılara planlanmış muayene zamanlarını içeren belgeler e-posta ile gönderildi ve yeniden programlanmasını ya da ertelenmesini istemeleri halinde bir de numara eklendi. İki ortodontist tarafından Oklüzal Morfoloji ve Fonksiyon İndeks’i kullanılarak oklüzyonun kabul edilebilirliğini belirlemek amacıyla hem morfoloji, hem de fonksiyon açısından değerlendirmeler yapıldı. Tedavi merkezleri, erken tedavi merkezleri (3 tedavi merkezi, ortalama tedavi yaşı 8,0) ve geç tedavi merkezleri (5 tedavi merkezi, ortalama tedavi yaşı 10,7) olarak iki gruba ayrıldı.

Sonuçlar 1: Erken tedavi gören grupta kabul edilebilir oklüzyon değerinin geç tedavi gören grup ile karşılaştırıldığında başarı oranının açık bir şekilde daha yüksek olduğu görüldü. Her bir tedavi merkezinde hastaların %42 - %72 aralığında kabul edilebilir morfolojiye sahip oldukları ve en yaygın görülen problemler olarak olumsuz köpekdişi ilişkisi ve aşırı overbite görüldü. Fonksiyon açısından %46 ve %72 arasında kabul edilebilir olup dişlerin ileri fırlak olması ve yanal hareketlere ilişkin rahatsızlıklar olduğu ortaya konuldu. İlginç bir nokta olarak erken tedavi eden merkezlerde kabul edilebilir oklüzyonlarda daha yüksek bir oran elde edildi fakat bu merkezler aynı zamanda vakaların %65 inden %74 üne kadarını kabul edebilecek kaynaklara sahipti; bu oran geç tedavi merkezlerinde %23 ten %50 ye kadar bir aralıkta değişkenlik gösterdi.

Sonuçlar 2: Araştırmada geçen Finlandiya’daki bu sağlık merkezlerinde erken tedavi uygulananlar, geç tedavi uygulanan merkezler ile karşılaştırıldığında yalnızca ikincil derecede farklılıklar olduğu ve erken tedavi grubunda az bir fazlalık ile kabul edilebilir oklüzyon oranının daha iyi olduğu görüldü.

Araştırmacının Yorumları: Bu rapora göre bir takım sonuçlar çıkarmak oldukça zor olmaktadır, zira tedavi gören bu hastalar, görmeyenlerle karşılaştırıldığında farklılıkların var olduğu görülmektedir. Muhtemelen tedavi görmeyenlerin ciddi maloklüzyonlara sahip olmadığını söyleyebiliriz, bu sebeple tedavi edilmeyen grubun daha iyi oklüzal sonuçlar elde etmesi şaşırtıcı olmamaktadır. Ayrıca oklüzyon ortodontistler için birçok tedavi hedefinden yalnızca bir tanesidir, dolayısıyla bu açıdan da bakmak gerekir.

Araştırmacı: Brent E. Larson, DDS, MS

EMail: ilpo.pietila@pori.fi

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2008 DisHekimi.com, Tüm Hakları Saklıdır.
                  
dishekimi.com'un içeriği, kullancı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. dishekimi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.