İkinci Derecede Patolojik Bulgular Maksiller Sinüste Daha Yaygın Olmaktadırlar

Genel Bilgiler: Bir dental volumetrik tomografi taraması görüldüğünde, maksiler sinüse fazlaca dikkat etmelisiniz zira yapısal ve fonksiyonel değişikliklere hastaların %56’ sında bu alanda rastlanmaktadır.

İncelenen Makale: Ritter L, Lutz J, et al. Prevalence of Pathologic Findings in the Maxillary Sinus in Cone Beam Computerized Tomography. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod 2011; 111 (May): 634-640.

Geçmiş Deneyimler: Dental volumetrik tomografilerden (CBCT) yararlanan ortodontistlerin sayısı gittikçe artmaktadır. Bu taramaları gözlemlerken ise farklı ikinci derecede bulguların varlıkları konusunda birikime sahip olmak verimliliği iyileştirmek açısından önemli olmaktadır.

Amaç: CBCT taramalar üzerinde ikinci derecede patolojik bulguların maksiler sinüste yaygınlığını incelemek.

Araştırma Dizaynı: Geçmişe yönelik radyografik analiz.

Katılımcılar: Kemik lezyonu, diş çekimi, implant yapılmış alanın değerlendirilmesi, yeni doku oluşumu, ortodonti, sinüs problemleri, üçüncü azı dişi, ya da travmadan kaynaklı belirtilerden dolayı CBCT taraması istenen ve art arda gelen 1029 hasta (%52 erkek, %48 bayan) araştırma kapsamında incelendi. Hastaların yaşları 8 ile 107 arasında farklılık göstermekteydi (ortalama yaş 44).

Metotlar: Galileos tarayıcı kullanılarak her bir hastadan CBCT taramalar alındı. Üç adet gözlemci, ayrı ayrı taramaların maksiler sinüslerini analiz etti. Daha sonra patolojik bulgular mukozal yoğunlaşma, sıvı birikimi ile birlikte kısmi opaklaşma, tam opaklaşma ve polip mukozal yoğunlaşma olarak belirlendi. Ayrıca, sinüs ostiumun çapları ve ostiumun alt sınırının osseus tabanına olan uzaklıklarının değerleri kaydedildi.

Araştırmanın Sonuçları: Patolojik bulgulara hastaların 579’ unda (%56) rastlandı ve bunların neredeyse yarısı bilateral patoloji göstermekteydi. Tam opaklaşma hastaların %7’ sinde görüldü ve bunlardan 37 hastada sinüsün medial duvarında bozulmalar bulunmaktaydı. Engellenmiş ostiomeatal kompleks sebebiyle 12 hasta üzerinde cerrahi tedavi gerçekleştirildi. Ostiumun ortalama çapı 1,8 mm idi ve ostiumun alt sınırının osseus tabanına olan uzaklığının ortalaması ise 32 mm idi. Erkeklerin ve 60 yaşından büyük hastaların diğer vakalara oranla daha fazla sinüs patolojisi gösterdiği saptandı.

Sonuçlar: Maksiler sinüste, ikinci derecede patolojik bulgular ile oldukça yaygın bir şekilde karşılaşılmaktadır ve bu sebeple bu alanlar CBCT taramada dikkatle gözden geçirilmelidir.

Araştırmacının Yorumları: Bu yalnızca birkaç ay içerisinde, CBCT taramalar gözden geçirilirken vakaların yaklaşık olarak %50’sinde maksiler sinüste yapısal ve fonksiyonel bozukluklar ile karşılaşıldığını ortaya koyan ikinci makaleydi. Kısacası, hastalarımızın yarısının ikinci derecede sinüs bulguları sebebiyle sevke ihtiyaç duymadığı anlamına gelmektedir ve bu tür bulgular mutlaka kayıt altına alınmalıdır. Ayrıca yalnızca ciddi durumlarda sevk gerçekleştirilmelidir. Hangi hastaların sevk edilmesinin yararlı olabileceği konusunda daha fazla sunulması ortodontistler önemli olabilir.

Araştırmacı: Brent E. Larson, DDS, MS

Email: lutz.ritter@uk-koeln.de

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2008 DisHekimi.com, Tüm Hakları Saklıdır.
                  
dishekimi.com'un içeriği, kullancı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. dishekimi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.