Diş Boyutlarına İlişkin Bozukluklar, Maloklüzyon Tipine Bağlı Olarak Çeşitlilik Gösterebilmektedir

Genel Bilgiler: Sınıf III iskeletsel durumdaki vakalar mandibular diş boyutlarında fazlalıklara sahip olma eğiliminde, Sınıf II vakaları da maksiler diş boyutlarında fazlalıklara sahip olma eğiliminde olmaktadır.

İncelenen Makale: Strujic M, Anic-Milosevic, et al. Tooth Size Discrepancy in Orthodontic Patients Among Different Malocclusion Groups. Strujic M, Anic-Milosevic, et al. Tooth Size Discrepancy in Orthodontic Patients Among Different Malocclusion Groups. Eur J Orthod 2009; 31 (December): 584-589.

Geçmiş Deneyimler: İdeal bir ortodontik sonuç, maksiler ve mandibular diş boyutları (mesiodistal genişlikler) arasında ideal bir orantı yakalanarak elde edilebilmektedir. En önemlisi de, Bolton bu orantıyı anterior dişler için (köpek dişinden köpek dişine) ve tüm dişlenme için (birinci molar dişten birinci molar dişe) incelemeye almıştır. Diş boyutu bozuklukları, ortalamadan 2 standart sapma (SD) daha fazla olmaktadır (yaklaşık olarak 3 mm) ki bu durumun klinik olarak oldukça önemli olduğu düşünülmektedir ve tedavi süresince hedef alınması gerekebilmektedir.

Amaç: İskeletsel maloklüzyon, cinsiyet ve diş boyutlarındaki bozukluklar arasındaki ilişkileri incelemeye almak.

Araştırma Dizaynı: Geçmişe yönelik olarak gerçekleştirilen, vakaların yeniden gözden geçirilmesi.

Metotlar: Hırvatistan’ da Zagreb Üniversitesi’ nde ortodonti departmanı kayıtlarından dental veriler ve yanal sefalografler seçildi. Daha önce ortodonti tedavisi almayan, tüm dişleri sürmüş olan ve geniş bir restorasyon ya da diş deformasyonuna sahip olmayan toplamda 301 adet vaka (127 erkek, 174 bayan) araştırmaya dahil edilmiş oldu. Vakaların ortalama yaşları ise 16,9 ± 2,9 yıl idi. Yanal bir sefalogram kullanılarak iskeletsel sınıflandırmalar gerçekleştirildi (Sınıf I, ANB 0 ile 5 derece; Sınıf II, ANB>5 derece; Sınıf III, ANB<0 derece). Dental veriler dijital aletler ile tek bir uzman tarafından incelendi ve bu ağız içini incelemelerinin oldukça iyi olduğu belirlendi. İstatistiksel analizler, Kolmogorow-Smirnow testi, bir t-testi ve Scheffe’s testi bilgisayar yazılımları kullanılarak gerçekleştirildi.

Araştırmanın Sonuçları: Anterior oranda cinsiyetler arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklara rastlandı ve bu noktada erkeklerin karşı cinse nazaran daha büyük mandibular dişlere sahip oldukları görüldü. Sınıf II vakaları diğerlerine nazaran daha büyük maksiler dişlere sahip olma eğilimindeyken, Sınıf III vakaları da daha büyük mandibular dişlere sahip olma eğilimindeydi. Bu eğilim, anterior oran dışında posterior ve tüm dişlenme oranları üzerinde istatistiksel olarak oldukça önemliydi. Tüm hastalar içerisinde, klinik olarak önemli sayılabilecek bozukluklar (Bolton ortalamasından 2 SD), hastaların %16,28’ inde anterior bölgede, %4,32’ sinde de tamamında saptandı. Bu yüzdeler benzer olmakla birlikte diğer çalışmalarda elde edilen değerlerden biraz daha düşüktü.

Sonuçlar: Diş boyutundaki bozukluklar oldukça yaygın olabilmekte ve posterior alanda Sınıf II ve Sınıf III büyüme ile de ilişkili olabilmektedir. İdeal bir oklüzal sonuç elde edebilmek için bu bozuklukların ayarlanmasına ihtiyaç duyulabilmektedir.

Araştırmacının Yorumları: Bu araştırmaya eğilirsek, Sınıf II ve Sınıf III maloklüzyonları tedavi ederken, dişlerin boyutlarındaki bozukluklar tedavi hedeflerinin aleyhinde fonksiyon gösterebileceğini söyleyebiliriz. Örnek vermek gerekirse, Sınıf III vakaları alt dişte artış gösterme eğiliminde olmaktadır, bu da pozitif bir overjet yaratmayı daha da zor hale getirmektedir. Kendimizi şanslı hissedebileceğimiz nokta ise iskeletsel tipler arasındaki dişlerin boyutlarındaki farklılıkların posterior dişlenmede ortaya çıkma eğiliminde olmalarıdır ki böylece solid bir Sınıf I köpek dişi pozisyonu elde edilirken bu durumdan etkilenilmeyecektir.

Araştırmacı: Brent E. Larson, DDS, MS

Email: strujic@sfzg.hr

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2008 DisHekimi.com, Tüm Hakları Saklıdır.
                  
dishekimi.com'un içeriği, kullancı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. dishekimi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.