Ortognatik Cerrahinin Ardından Değişim Gösteren Duyusal Fonksiyonların İncelenmesi

Genel Bilgiler: Duyusal değişimler, standart hale gelmiş mevcut test metotlarından yararlanmak yerine elektrofizyolojik testler (fizyolojik olaylara eşlik eden elektriksel olayları ve elektrik akımının vücut ve dokular üzerindeki etkilerinin izlenmesi), duyusal testler ve hasta raporları ile belirlenebilmektedir.

İncelenen Makale: Phillips C, Essick G. Inferior Alveolar Nerve Injury Following Orthognathic Surgery: A Review of Assessment Issues. J Oral Rehabil 2011; 38 (July): 547-554.

Geçmiş Deneyimler: Ortognatik cerrahinin ardından inferior alveolar sinire (IAN) hasar verilmesinden dolayı değişen, azalan ya da tamamen kaybedilen duyulara sahip olunabilmektedir.

Amaç: Ortognatik cerrahi sonrasında sinir değişimlerinin belirlenmesine ilişkin konuların gözden geçirilmesi.

Araştırmanın Sonuçları: Duyusal değişimlerin 3 metot ile birlikte belirlenebileceği saptandı: elektrofizyolojik testler, duyu testleri ve hasta raporları. Elektrofizyolojik testler sinir iletimini nesnel bir şekilde test edebilmekte, ancak ortognatik cerrahinin ardından çok nadiren gerçekleştirilmektedir ki bunun sebebinin de IAN’ın zor elde edilen lokasyonu olduğu söylenebilir. Duyusal testler ise büyük çaptaki A-beta mekanoreseptörler (kontak saptama testleri) ve küçük çaptaki A-delta ve C-fiber termoreseptörlerin (ısı algı testleri) fonksiyonel bütünlüğünü belirleyebilmektedir. Ancak yine de bu duyusal testler için standart hale getirilmiş bir metot bulunmamaktadır ve dolayısıyla birçok faktör de sonuçları doğrudan ya da dolaylı yoldan etkileyebilmektedir (örnek vermek gerekirse; cerrahi öncesi ortodontinin aşırı hassasiyete neden olabilmesi, bazı testlerin kavramsal değişimleri ölçümlemesi ve algının değişmesine neden olan testin yapıldığı günün zamanı ve dış etkiler). Son olarak, hastaların kendilerinin hazırladıkları raporların günlük hayata olan etkilerin ölçülmesinde aşırı düzeyde bir öneme sahip olduğu söylenebilir. Ancak öte yandan, uygulanan metotlar arasında büyük bir çeşitlilik bulunmaktadır. Örneğin birçok araştırma yalnızca duyu kaybına odaklanarak parestezi ve bazı duyuların kaybolması gibi problemleri atlamaktadır. Belirli anatomik özellikler, cerrahi sonrasında artış gösteren duyu değişimi riski ile ilişkilendirilmektedir –düşük korpus yüksekliği, IAN’ın lokasyonunun alt çene inferior sınırının yakınında yer alması ve dar ilik boşlukları bunların arasında gösterilebilir.

Sonuçlar: Ortognatik cerrahinin ardından sinirsel fonksiyonlarda ortaya çıkabilen değişimler bireyleri negatif yönde etkileyebilmektedir. Bu değişimleri belirlemek üzere sunulabilecek standart metotların bu tür rastlantıları önlemek ve tedavi yöntemlerini ortaya koymak için gerekli olduğu belirtilebilir.

Araştırmacının Yorumları: Değişim gösteren duyular, aslında diğer tüm estetik ve fonksiyonel hedefler elde edildiği halde karşılaşılan hasta memnuniyetsizliğinin kaynağı olmaktadır. Bahsedilen anatomik özellikler ki bunlar değişen duyuların riskini arttırmaktadır, bugün dental volumetrik tomografiler ve standart değerlendirmeler ile 3D görüntülemenin birlikte kullanıldığı metotlar ile birlikte çok daha kolay bir şekilde görsel hale getirilebilmektedir. Bu sayede sinirsel hasarların da en aza indirilebileceği rahatlıkla söylenebilir.

Araştırmacı: Brent E. Larson, DDS, MS

Email: ceib_phillips@dentistry.unc.edu

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2008 DisHekimi.com, Tüm Hakları Saklıdır.
                  
dishekimi.com'un içeriği, kullancı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. dishekimi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.