Çocuklarda ağız ve diş sağlığı

Bugün bütün bilim dallarında olduğu gibi, tıp alanında da uzmanlaşmaya gidilmektedir. Modern diş hekimliğinde de buna paralel olarak, çocuk dişleri ayrı bir dal haline gelmiştir.

 

PEDODONTİ NEDİR?

Latince bir kelime olan pedodonti (pedo: çocuk, donti: diş) ‘çocuk dişleri’ anlamına gelmektedir. ‘Pedodonti’ yani ‘çocuk diş hekimliği’; çocukların doğumdan başlayıp tüm dişlerinin değişiminin tamamlandığı 12-13 yaşına kadar süt ve sürekli dişlerinde meydana gelen her türlü problemin tedavisini üstlenen, dişlerde çürük oluşmaması için flor jel ve fissür örtücü denilen koruyucu tedavileri uygulayan, ilerde diş ve çene bozuklukları oluşmaması için erken çekilen dişlerin boşluklarının korunmasında yer tutucuların yapıldığı diş hekimliği dalıdır.

PEDODONTİST KİMDİR?

“Pedodontist” çocuk diş hekimi uzmanı demektir. Pedodontist, 5 senelik diş hekimliği eğitimine ek olarak 4 senelik doktora eğitiminde çocuklarda her türlü diş tedavisinin yanı sıra çocuk psikolojisi, büyüme ve gelişim konularında da çok özel eğitim alır ve 4 senelik doktora eğitimini de tamamladıktan sonra ‘Pedodontist (uzman çocuk diş hekimi)’ ünvanı almaya hak kazanır.

ÇOCUKLARDA DİŞ SAĞLIĞININ ÖNEMİ NEDİR?

Sindirim sistemi yaşamsal öneme sahip ve sağlığımız acısından birincil önemdedir. Ağız ve dişlerimiz bu sistemin ilk parçasını oluşturup bebeklik döneminden başlayarak bakımına önem verilmesi gerekmektedir.

ÇOCUKLARDA DİŞ TEDAVİSİNİN AMACI NEDİR?

  • Ağrının giderilmesi
  • Çürüğün daha fazla ilerlemesinin önlenmesi
  • Enfeksiyonun yayılmasının önlenmesi
  • Dişteki madde kaybının uygun şekilde restorasyonu
  • Çiğneme, konuşma ve estetiğin sağlanması
  • Süt dişlerinin normal düşme zamanlarına kadar ağızda kalmalarının sağlanması

ÇOCUKLARDA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞININ KAZANDIRILMASI İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

DÜZENLİ DİŞ HEKİMİ KONTROLÜ

Çocuklarda ağız ve diş sağlığı eğitimi çok önemlidir ve bunu erken yaşlardan itibaren almaları gerekmektedir. Bu da çocukluk yaşlardan itibaren düzenli diş hekimi kontrolleri sayesinde sağlanmaktadır. Amacımız çocukları diş hekimine gelmeyi sevdirmek ve diş sağlığı eğitimlerini vermektir. Çocuklarda diş hekimi kontrolleri ilk dişleri çıktığı andan itibaren başlamalı ve en az 3 ayda bir en fazla 6 ayda bir olmalıdır.

  • DİŞ FIRÇALAMA

Ağız ve diş sağlığında temizlik çok önemlidir. Bebeklerde ilk dişlerin sürmesiyle birlikte sabah ve gece beslenmeleri sonrası diş fırçalama ve dişeti masajı şeklinde günlük bakım uygulamalarına başlanır. Bu dönemde temiz nemli bir tülbent veya gazlı bez diş temizliğinde diş fırçası yerine kullanılabilir.

1-1,5 yaş civarında kesici dişler tamamlandıktan sonra yumuşak ve küçük başlı bir diş fırçası ile macunsuz fırçalama yapılmalıdır. Çocuklar 2 yaşına kadar tükürme işlemini yapamayacaklarından fluorozis riski nedeniyle fluoridli diş macunlarının kullanılması önerilmez. 2-6 yaş döneminde arka dişler çıkmaya başladığında küçük boy diş fırçası ve çocuklar için üretilen diş macunları kullanılmalı, günde iki kez fırçalama yapılmalıdır.

Aile diş temizliği ve fırçalama konusunda sorumlu olup diş fırçalamanın okul çağına kadar aile kontrolünde yapılması önerilir. Çocuklarda diş fırçalama bir taraftan başlanıp diğer tarafa kadar dairesel hareketlerle yapılır ve sonra dişlerin çiğneyici yüzeyleri de unutulmamalıdır. Çocuklarda elektrikli diş fırçaları da kullanılabilir. Fırçanın elektrikli olup olmaması önemli değildir. Bu sadece çocuğu motive etmek için gerekebilir. Önemli olan dişlerin mekanik olarak temizlenebilmesidir.

  • BESLENME

Bireyin yaşamı için gerekli olan öğelerden en önemlilerinden biri de beslenmedir. Beslenme amacı ile alınan besinler ise karbonhidratlar, yağlar, proteinler, mineraller ve eser elementler olarak sınıflandırılabilirler. Alınan gıdalar dişler sürmeden önce diş yapısı ve mineralizasyonu üzerine etkili olurken sürdükten sonra dişler üzerine topikal (direk) olarak etki gösterirler.

Çürüğün oluşumunda esas etken olan çürük yapıcı bakterilerin (S. mutans, L. casei, S. sanguis ) fermente olabilen karbonhidratları kullanarak asit oluşturmalarıdır. Oluşan asitler ise tükürük pH’sının 5.5’in altına düşmesine neden olarak minede yıkımıyla çürük gelişimi için uygun ortam yaratırlar.

Besinlerin çürük oluşturmasını etkileyen faktörler;

Fermente olabilen karbonhidratların tüketim sıklığı

Sebzelerin bir kısmı şeker içerse de şeker, süt ürünleri, meyveler ve tahıl grubu gibi fermente olabilen karbonhidratlara nazaran daha az çürük oluşturma etkisi gösterirler. Meyveli içecekler, tatlılar, kek, kurabiye ve şekerlemelerin çürük oluşturma riski vardır. Yumurta, balık, et, tavuk, sebzelerin çoğu, yağlar ve şekersiz sakızların çürük oluşumuna etkileri yoktur. Çürük oluşumuna karşı koruyucu etkileri olan besinler ise peynirler ve xylitol içeren sakızlardır.

Besinin yapısı (örn. sıvı, katı, yavaş çözünen)

Sıvı besinler ağızdan kolay temizlenebilme özellikleri nedeniyle diş aralarına giren katı besinlere göre daha düşük çürük oluşturma riski taşırlar. Çocukların severek tükettiği sert kıvamlı şekerler, karamel ve gofretler ağızda uzun süre kalarak çürük riskini arttırırlar. Patates cipsi dişe yapışma özelliği nedeniyle şekerli sakıza nazaran daha fazla çürük oluşturma riski gösterir. Patlamış mısır ve kuruyemişler ise yüksek lif ve düşük fermente olabilen karbonhidrat içeriği ile düşük çürük oluşturma riski taşır.

Yiyecek ve içeceklerin alınış sırası

Sütün ve özellikle peynirin çürük oluşturma riski yüksek bir besinle alındığında koruyucu etkisi vardır.

Besinlerin karıştırılması

Yeme sırası ve besinlerin birbiri ile karıştırılmaları da çürük oluşturma özelliklerini etkiler. Süt meyveyle, kraker peynirle yendiğinde çürük riski daha azalır.

Yiyecek ve içeceklerin besin içeriği

Tatlı bir besinin bir seferde tüketilip peşinden dişin fırçalanması aynı besinin gün içinde birkaç kez de tüketilmesine göre daha düşük çürük riski oluşturur.

Yiyecek ve içeceğin dişle temas süresi

Karbonhidratlı içeceklerin uzun sürede tüketimi engellenmeli, sert şekerler veya şekerlemeler ağızda uzun süre tutulmamalıdır. Vitamin şurupları ve çiğneme tabletleri içerdikleri şeker nedeniyle risk oluştururlar.

Şeker, kraker, pasta, cips gibi fermente karbonhidrat içeren besinler öğün aralarında değil, öğünlerde alınmalıdır.

Öğünün sonunda peynir yemek çürük oluşumunu engeller. Meyveler ve meyve sularının tüketimlerinden sonra diş fırçalama, ağız çalkalama veya şekersiz sakız çiğnenmesi çürük riskini azaltır.

  • KORUYUCU TEDAVİLER

Diş çürüklerinin oluşma nedenlerinden biri de diş çürüğüne elverişli bir diş yüzeyine sahip olmaktır. Dişler ‘fissür’ denilen oluklardan oluşur. Yenilen besinler bu derin oluklara yerleşerek diş çürüklerine neden olur. Buna engel olmak için koruyucu tedavilerden yararlanmak gerekir. Bu koruyucu tedavilerden biri ‘fissür örtücüler’ bir diğeri de ‘flor jelleri’ dir.

‘Fissür örtücü’ denilen materyaller özellikle çürüme riski yüksek çiğneyici dişler olan arka dişlerin oluk ve çukurcuklarına uygulanan, içerisinde ‘fluorid’ bulunan akıcı dolgu malzemeleridir. Amaç; dişlerdeki derin oluk ve çukurcuklara besin artıklarının tutunmasına engel olmak ve dişlere fluorid salınımı sağlamaktır.

‘Flor jelleri’ insan vücudu için yaşamsal değeri olan yedi eser elementten biri olan flor içeren preparatlardır. Alt ve üst çenede kaşıklar yardımıyla dişlerin dış yüzeylerine uygulanarak diş çürüklerinin oluşması önlenmektedir.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2008 DisHekimi.com, Tüm Hakları Saklıdır.
                  
dishekimi.com'un içeriği, kullancı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. dishekimi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.